7 Eylül 2014 Pazar

İki Aileyi İdare Eden Siyam Kedisi

Bu siyam kedisini duyunca hayretlere düşeceksiniz… Yeni Zelanda’da bir siyam kedisi, 9 yıl boyunca sahiplerinden habersiz çifte hayat sürdü.


Yeni Zelanda‘ nın Strathmore kentinde yaşayan iki aile, hayvanın tek sahibi olduğunu zannederken “sadakatsiz kedi“, iki evle de bağını koparmadı.


Çifte hayat hikayesi 2000 yılında Alice Alexander adlı kişinin Ming’i satın almasıyla başladı. Alexander ailesi, 2005′ten itibaren kedinin eve giderek daha geç geldiğini fark etti.


Ming, yeni bir sahip ve oynayacak yeni çocuklar bulunca komşu aile Smithlerde daha fazla zaman geçirmeyi seçti.


Bunun üzerine endişelenen



 


Aile, tüyleri taranmış ve iyi görünen kedinin dışarıda değil başka bir evde yaşamaya başladığını anladıktan sonra sokaklara tekrar afişler astı ve yeni sahibi bulmaya çalıştı. Birkaç gün sonra telefonları çalan Alexanderlar ikinci sahip Smith ailesiyle sonunda tanıştı.


Ancak iki aile arasında mekik dokuyan kedinin kimde kalacağı tartışma konusu oldu.


Smithler Cleo adını verdikleri kedinin ailenin bir parçası olduğunu ve ona çok alıştıklarını belirtirken Alexanderlar da kedilerini çok sevdiklerini ve diğer ailenin taşınmasından endişe duyduklarını belirtti.


İki ailenin Ming’in, nam-ı diğer Cleo’nun kime ait olduğu konusunda bir anlaşmaya varması gerekiyor. (AA)



İki Aileyi İdare Eden Siyam Kedisi

24 Ağustos 2014 Pazar

Yunusların Zekası Azınsanamaz

Güney Kore’de çekilen görüntüler yunusların dayanışma ruhunu gözler önüne serdi. Görüntülerde yunusların yaralı bir arkadaşlarının boğulmasını önlemek için vücutlarıyla sal oluşturduğu görülüyor. Ancak tüm çaba, yaralı yunusu hayatta tutmaya yetmiyor. Güney Kore’nin Ulsan kentinde 2008 yılında yapılan araştırma gezisi sırasında yaralı bir yunusa ilişkin çekilen görüntüler, New Scientist dergisinin internet sitesinde yayımlandı. Yunusların göğüs yüzgeci hareket edemeyen yaralı bir arkadaşlarının boğulmasını önlemek için gösterdikleri çaba kameralara yansıdı. Görüntülerde, 12 kadar yunusun; çırpınan, sağa sola yalpalayan ve bazen de baş aşağı suya batıp çıkan dişi bir yunus balığının etrafına toplandıkları görülüyor. Daha sonra suya dalarak vücutlarıyla yaralı arkadaşlarına suyun altından destek veren yunuslar, vücutlarını bir çeşit sal gibi kullanarak arkadaşlarının boğulmasına engel olmaya çalışıyor. 30 dakika kadar süren çabalarının sonuçsuz kalmasının ardından yaralı yunus suların içine gömülerek gözlerden kayboluyor.


İlk Kez Rastlandı


Uzmanlar, yunuslarda genellikle anne yunusların yavrularına yardım ettiklerine ilişkin bilgiler bulunmasına karşın, grup halinde, zor durumdaki diğer bir yunus balıklarına yardım ettiklerine ilişkin bir örneğe ilk kez rastlandığını vurguladı. Yardım amaçlı böylesi davranışların sadece zeki ve uzun ömürlü sosyal hayvan türlerinde görüldüğüne dikkati çeken uzmanlar, pek çok hayvan türünün, zor durumdaki hemcinslerinin yanından çabucak ayrılarak yaralı arkadaşlarını kendi başına bıraktıklarını belirtiyor.


Acısını Anladılar


Bilimsel adı “Delphinus capensis” olan “uzun burunlu tırtak” türü yunuslara ilişkin görüntüleri değerlendiren İngiltere’deki Sussex Universitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Karen McComb, videonun yunusların çok gelişmiş bir yöntem kullandığını gösterdiğini söyledi. Birlikte çalışmaya yönelik bu basit davranışın yunus sürüsündeki bağı güçlendirebileceğini anlatan McComb, “Yüksek zekaya sahip sosyal hayvan türlerinde yaralı bir hayvana destek vermek amacıyla diğer hayvanların bir araya gelmesi oldukça akla yatkın” diye konuştu. Yardım davranışının yunusların diğer hemcinslerinin acı çektiğini anladığına ve kendilerini arkadaşlarının yerine koyabildiklerine işaret ettiğini belirten Doç. Dr. Karen McComb, ancak bu davranışın yunusların kendilerini arkadaşlarının yerine koymaya ihtiyaç olmadan da gelişebileceğini ifade etti.


McComb, bu davranışın yunusların, zor durumdaki arkadaşlarını kurtarmanın, sürülerini muhafaza etme ve böylece kendi bölgelerinin denetimini elde tutmaya katkı sağlayacağını anlamış olmalarıyla da açıklanabileceğini ifade etti.



Yunusların Zekası Azınsanamaz

23 Temmuz 2014 Çarşamba

Kedi Maması ve Köpek Maması

Kedi Maması, Köpek Maması, Fiyatları, Köpek, Kedi, Akvaryum, Kuş Haberleri http://www.patisepeti.com/blog

27 Nisan 2014 Pazar

Sezen Aksu Kedisine Servet Ödüyor

Uzun bir süre köpeği Cano ve kedisi İrma’nın yasını tutan Sezen Aksu’nun yeni yol arkadaşı ‘Ofis’.
Minik Serçe yeni kedisi için villasında önlemler alıyor.


Köpeği Cano’dan sonra 18 yaşındaki kedisi İrma’yı da yaşlılık sebebiyle kaybeden Sezen Aksu; o dönem üzüntüden kendini eve kapatmıştı. Aylarca yas tutan Minik Serçe, tam dört yıl sonra kendine ‘Ofis’ adını verdiği bir kedi aldı.


Kedisi kaçmasın diye…


İki yıl önce Kanlıca’daki evinden Anadoluhisarı’nda orman içinde bir villaya taşınan Aksu, kedisi için her türlü tedbiri alıyor. Ofis çok hareketli olduğu için, villanın etrafını tel örgülerle çeviren Aksu bunun için 40 bin TL harcadı.


mynet.



Sezen Aksu Kedisine Servet Ödüyor

22 Nisan 2014 Salı

Beklenen Pet Shop Yasası Sonunda Çıkıyor

Evcil hayvan sevenlerin merakla beklediği yasa geliyor. Hayvan Hakları Yasa Tasarısı’nı ön sıralara alındı. Mayıs’a kadar çıkacak.


Hükümet,  severlerin büyük bir ilgiyle beklediği Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik öngören yasa tasarısını öncelikleri arasına aldı. Düzenlemenin en geç mayıs ayı içerisinde yasalaştırılması planlandı.


11 Eylül 2012 yılında TBMM’ye sevlen tasarı, şubat ayında Meclis Çevre Komisyonu’nda ele alınmıştı. Çok sayıda hayvanseverleri dinleyen Komisyon, tasarıyı, üzerinde çalışılması için bir Alt Komisyon kurulmasına karar vermişti. Alt Komisyon, 81 il barosu, 81 il belediye başkanlıkları başta olmak üzere tüm ilgili sivil toplum örgütleri, odalar ve kuruluşlardan düzenlemeyle ilgili görüşlerini istedi.


Mağdurlar Dinlenecek


Bir ayı aşkın sürede Komisyona iki klasör görüş geldi. Gelecek perşembe günü toplanarak, önerileri değerlendirecek olan Komisyon, ler tarafından saldırıya uğrayanların da görüşlerini dinleyecek. Alt Komisyon, bir hafta içerisinde de raporunu hazırlayarak Çevre Komisyonu’na sunacak. Çevre Komisyonu ise ilgili kuruluşları son kez dinledikten sonra tasarıya son şeklini verecek. Alt Komisyon Başkanı Selçuk Özdağ, en geç Mayıs ayı içerisinde kanunun TBMM Genel Kuruluna gelerek çıkartılmasını beklediklerini belirtti.


Özdağ, Hürriyet’e kurumlardan gelen görüşleri ise şöyle aktardı: “Petshop’ larda sadece kanatlı hayvanların ve ların satılması isteniyor. Burada satılan hayvanlara çip takılması öneriliyor. Doğal yaşam parkların kaldırılmasını isteyen de buraları denetlemek üzere bir kurul oluşturulmasını isteyen de var. Köpek dövüşlerinin yasaklanmasını talep edenler var. Barınaklar yerine hasta hayvanların geçici olarak tedavi edildiği yerlerin olması öneriliyor. Hayvanlar çiplenerek alındıkları sokaklara bırakılması, saldırgan hayvanlar ise barınaklarda tamamen yalnızlaştırılmasın diyenler oldu. ‘Hayvanlara, tecavüz işkence, öldürme’ gibi toplumda infial uyandıran olaylarda, TCK’nın uygulanması ve tutuklama isteniyor.


Avrupadaki bir kısım yerlerde uyutma var, bir kısım yerlerde yok. Bir de Türkiye çapındaki bütün hayvanların, bir kuduz aşısından geçirilmesi, bu doğrultuda topyekün bir seferberlik ilan edilmesi dile getiriliyor. Veterinerlerin sayısı arttırılması da isteniyor. 1994 ve 1995’te iki defa Meclis’e getirilmiş kadük olmuş. Hükümetlerin düşmesiyle beraber sıra gelmemiş. 2005’de AK Parti olarak biz çıkartmışız. 100 yıl boyunca ilk defa bu kanun çıkmış. Fakat değişen şartlar gereği, sosyal olaylar değişkenlik arz ettiği için Türkiye’de kanunların da değişmesi gerekiyor. Onun için de yeni bir kanun tasarısı teklif edildi.”



Beklenen Pet Shop Yasası Sonunda Çıkıyor

11 Nisan 2014 Cuma

Kendini Sevdiren Balık Gördünüz mü?

Bu video ya şapka çıkarılır, balık mı akıllı yoksa eğitim mi başarılı siz karar verin. Tatlı su balığı üreticiliği yapan bir kişi, yıllardır beslediği balığı adeta bir köpek gibi eğitti. İnternette izlenme rekorları kıran videoda, sahibinin küçük bir el hareketiyle “gel akıllı oğlum” diyerek çağırdığı balık, komuta uyuyor ve sahibinin yanına gelerek kendini sevdiriyor.



Kendini Sevdiren Balık Gördünüz mü?

4 Nisan 2014 Cuma

Kedilerde Tüy Topaklanması ve Tedavisi

Tüy Yumağı ile ilgili bilgilendirmeye geçmeden önce siz patisepeti.com dostlarına sağlıklı tüy ve derinin öneminden bahsetmek istiyorum. Biz kedi severlerin ortak temennisi kedimizin gözlerindeki mutluluk dolu ışıltıyı her zaman görmektir. Peki, gözlerindeki bu ışıltıyı ve parlaklığı o muhteşem yumuşacık kadifemsi tüylerinde de görmeyi kim istemez… ya ipeksi tüylerini okşarken ve çıkardığı o mırıltıları dinlerken ruhunun en derinliklerinde huzur bulmayı…?


Kedinizin ne kadar sağlıklı ve mutlu olduğunu merak ediyor musunuz? Öyleyse ilk başta aklınıza gelmesi gereken şey, tüy ve deri yapısı olmalıdır. Sağlıklı bir kedinin tüyleri ve derisi pırıl pırıl ve yumuşacıktır.


Deri, kedilerde vücuda zararlı etkenlere karşı savunmanın ana öğelerinden birini oluşturur; kısacası bir kalkan görevi görür. Bu kalkan, vücudu zararlı mikroorganizmalardan, güneşin zararlı ışınlarından korur; vücut için çok önemli olan termoregülasyonu (vücut sıcaklığının dengede tutulması) sağlayan en önemli yapıdır. Sağlıklı bir deri yalnızca sağlıklı bir tüy yapısı ile kendisini gösterir; çünkü güçlü tüylerin çıkmasına ve bu tüylerin normalden daha az dökülmesine olanak tanır.


Aslına bakarsanız kedilerin belli oranda tüy dökmesi normal kabul edilmektedir. Bizler nasıl soğuk havalarda üşümemek için kalın giyinip, yazın da bu kalın kıyafetleri çıkarıp yerine ince kıyafetler tercih ediyorsak, kediler de sonbahara girerken ince tüylerinin dökülüp yerine kalın tüylerin çıkmasına ya da ilkbahara girerken kalın tüylerinin dökülüp ince tüylerin çıkmasına engel olamazlar. Bu durum, vücut ısılarını ortalama değerler arasında tutmaları için çok büyük önem taşır.


FirstClass Hairbal Tüy Yumağı İçin Tavuklu Kedi Maması 2 KgFakat tüylerin aşırı dökülmesi bir şeylerin yolunda gitmediğini gösteriyor olabilir. Stres faktörleri her zaman ön plandadır; kedimizin herhangi birşeye karşı korku ve endişe duyması onu son derece rahatsız edecektir. Biz kediciler, kedimizin bu durumdan nefret ettiğini çok iyi biliyoruz. Bunun dışında kedimizin günlük olarak yediği besin maddeleri onun ihtiyacını tam olarak karşılayamıyorsa, sağlıklı bir kediden ve elbette sağlıklı bir deri yapısından bahsedemiyoruz. Tüylerin ve tüy köklerinin sağlam olabilmesi için gerekli olan mineral, vitamin ve aminoasitlerin yeteri derecede alınması gerekmektedir. Bu maddelerin düzeylerinde dengesizlik olması, sağlam bir vücudun gereksinimlerinin karşılanamaması ve hormonal dengenin de bozulabileceği anlamına gelmektedir. Bir kedinin tüy ve deri yapısına bakarak, tüylerini okşayarak, ne kadar yumuşak olduğunu hissederek aslında ne kadar sağlıklı olduğu konusunda fikir sahibi de olabiliyoruz.


Aslında kediler, pütürlü dillerinin de yardımıyla tüylerini gün içinde pek çok kez yalayarak, temiz ve yumuşak tutarlar. Bunu yaparken dökülmek üzere olan tüyleri de yutabilirler. Yutulan bu tüylerin miktarına bağlı olarak dönem dönem önemsiz kusma davranışları sergileyebilirler. Kediler kusmayı pek sevmeseler de bu tüy yumaklarından kurtulmak için ot yiyip kendilerini kusturma yoluna giderler; bu içgüdüsel bir davranıştır. Aslında tüy yumaklarını kusmaları, kediler için yaşamın bir parçasıdır. Özellikle uzun tüylü kedilerde daha fazla görülebilen bu kusma davranışları, belli bir sıklığın üzerine çıktığında tehlikeli hal alabilir. Bazen yutulan tüy miktarı o kadar fazla olur ki, bütün sindirim kanalını tıkayacak düzeye ulaşabilir. Bu durumda sevgili dostumuz, biz kedicilere bazı uyarılar gönderir. Mide ve bağırsaklarında fazla miktarda biriken tüyler birbirleri ile birleşerek yumak halini alır, daha sonra da bu yapılar sindirim sisteminin belli başlı bölgelerini tıkayarak sindirimin bozulmasına sebep olur. Kedimizde iştah kaybı başlar, yemek yemek istemediği gibi bir de kusma sayısında artış göze çarpar, bazen kusulan içerikte tüy parçalarına rastlanır. Sindirim kanalında uzun süre kalan bu tüy yapıları sertleşerek can dostumuzun kabız olmasına sebep olabilir.


Kedimizin kendini temizleme uğruna sergilediği içgüdüsel davranışlar, tedbir alınmadığında başına üzücü şeyler gelmesine sebep olabilir. Biricik dostumuzu kendi ritüelinden mahrum bırakamayız; öyleyse biz kediciler ne yapmalıyız? Herşeyden önce, tüy yapısına göre kedimizi gün içerisinde gerektiği oranda taramakla işe başlayabiliriz, kedimiz tarafından yutulacak tüyleri tarayarak uzaklaştırabiliriz. Bunun dışında onu kaliteli kedi mamaları ile beslemeli, gerektiğinde biz veteriner hekimlere danışarak tüy yumaklarına karşı üretilen özel mamalardan kullanabilirsiniz. Ayrıca yutulan tüylerin dışkı yoluyla kolayca atılabilmesi için laksatif ürünlerin kullanılması onu oldukça rahatlatacaktır. Bunlara ek olarak deri sağlığını olumsuz etkileyecek, onu hasta edecek zararlı organizmalardan korumanız ve veteriner ziyaretlerini aksatmamamız gerekmektedir. Her şeyden öte, mutluluk kaynağımızın stresten uzak yaşamasını sağlamak en önemli görevimiz olmalı, onların mutluluğunun kendi mutluluğumuz olduğunu unutmamalıyız…


Hidayet Ünal



Kedilerde Tüy Topaklanması ve Tedavisi